Oldum olası kına sevmişimdir. Ama küçükken normal turuncu kınanın kokusunu sevmezdim. Babannem akşamdan yakardı ellerimize, bezlerle bağlardı. Sabah da büyük bi heycanla açıp yıkardık. Kuruyan kısımları avucumuzun içinden kazıyıp çıkarmak çok mutlu ederdi bizi :) Büyüdükçe kokusuna da alışmaya başladım, hatta şimdi baya bi seviyorum diyebilirim.
Turuncu kınadan sonra Hint kınasını keşfettim. Hem sıvımsı yapısıyla şekil vermek çok daha kolay normal kınaya göre. Bu keşfedişimin Hintlilere olan sevgimle alakası olabilir tabi :)
Velhasılkelam, ortaokul yıllarımdan beri, kendime ve arkadaşlarıma yaparım Hint kınasından.Geçen gün yine aklıma geldi aktara girip aldım, eve gelince de yaptım hemen. Paylaşıyım dedim.
Malzemeler, Kına, Alman Taşı (Karataş da deniliyor), su, kürdan. Su yerine oksijenli su kullandığım da oldu ama sonuçta bi değişiklik farketmedim ben.
Yapımı, göz kararı kına ve toz halindeki alman taşını suyla karıyoruz, bi mayonez bi ketçap kıvamı elde ediyoruz. Örneği baya düşündüm :D
Kıvamı elde ettikten sonra istediğimiz şekli pilot kalemle vücudumuzun istediğimiz yerine çizip kınayla üstünden geçiyoruz. Kına kuruyunca yıkıyoruz. Bu kadar :)
Kınanın tutması vücudumuzda seçtiğimiz yere bağlı biraz da.
***
Bu arada blogta paylaştıklarımı bi defter haline getiriyorum artık. Net geçici defterler kalıcı :)
***
Son olarak, Beirut yeni albüm çıkarmış, mutlaka dinleyin bloggerlar :)
