kına etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kına etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Ocak 2016 Pazartesi

Kına

Dövmeyi ve kınayı, vücuda takılan aksesuarlardan daha fazla sevdiğim doğrudur. Belki dövmeyi bir tık daha fazla seviyorum ancak daha az acı veren, daha değişken, daha ucuz, daha eğlenceli olan bir yöntem varken neden yararlanmayayım değil mi :)

İkinci dövmem için biraz daha düşünürken kendimi kınasız bırakacak değilim sonuçta :)



Siz de internette, şehrinizdeki kına gecesi malzemesi satan dükkanlarda hazır kına kitlerinden bulabileceğiniz gibi, benim gibi evde de hazırlayıp kınanızı yakabilirsiniz.

Benim yöntemim çok basit. 

*Göz kararı kına (yeşil olandan, ninelerimizin yaktığından) 
*Ilık su
*Minik bir poşet

Kınamızı karıyoruz, poşetin içine doldurup, ucunda minik bir kesik açıyoruz. Aynı pasta kremasını poşete doldurup ucunu kestiğimiz gibi. 

Uygulayacağımız alana istediğimiz şekilleri çizip, kuruyana kadar bekliyoruz. Kınayı hazırladıktan hemen sonra uyguladıysanız daha fazla bekletmeniz gerekiyor. Eğer kınayı bir kaç gün önceden hazırladıysanız deriye işlemesi daha kolay oluyor, hem de rengi daha güzel çıkıyor.

Deride kalma süresi cildinize ve suyla olan temasınıza bağlı. Bende ortalama 1 hafta kadar kalıyor. Ama tırnaklarınıza yakarsanız tırnağınız uzayıp bitene kadar geçmiyor :)

Ben orjinal kına rengini çok sevdiğim için bu şekilde yakıyorum. Siz siyah renk olsun isterseniz, aktarlarda satılan kara taş'tan alıp kınanızın içine ekleyebilirsiniz. Yalnız küçük bir uyarı, karataşın gözle görülmeyen tozları etrafa yayılıp çıkmayan lekeler oluşturabiliyor. Onun için poşetinin ağzını açtığınızda dikkatli davranın.



                   Eğer siz de denerseniz, bana haber vermeyi unutmayın :)


Sevgiler
Gonca

9 Ağustos 2011 Salı

Çekilişe 1 gün kala / Hint Kınası

Oldum olası kına sevmişimdir. Ama küçükken normal turuncu kınanın kokusunu sevmezdim. Babannem akşamdan yakardı ellerimize, bezlerle bağlardı. Sabah da büyük bi heycanla açıp yıkardık. Kuruyan kısımları avucumuzun içinden kazıyıp çıkarmak çok mutlu ederdi bizi :) Büyüdükçe kokusuna da alışmaya başladım, hatta şimdi baya bi seviyorum diyebilirim.
Turuncu kınadan sonra Hint kınasını keşfettim. Hem sıvımsı yapısıyla şekil vermek çok daha kolay normal kınaya göre. Bu keşfedişimin Hintlilere olan sevgimle alakası olabilir tabi :)
Velhasılkelam, ortaokul yıllarımdan beri, kendime ve arkadaşlarıma yaparım Hint kınasından.Geçen gün yine aklıma geldi aktara girip aldım, eve gelince de yaptım hemen. Paylaşıyım dedim.

Malzemeler, Kına, Alman Taşı (Karataş da deniliyor), su, kürdan. Su yerine oksijenli su kullandığım da oldu ama sonuçta bi değişiklik farketmedim ben.
Yapımı, göz kararı kına ve toz halindeki alman taşını suyla karıyoruz, bi mayonez bi ketçap kıvamı elde ediyoruz. Örneği baya düşündüm :D
Kıvamı elde ettikten sonra istediğimiz şekli pilot kalemle vücudumuzun istediğimiz yerine  çizip kınayla üstünden geçiyoruz. Kına kuruyunca yıkıyoruz. Bu kadar :)
Kınanın tutması vücudumuzda seçtiğimiz yere bağlı biraz da.

***
Bu arada blogta paylaştıklarımı bi defter haline getiriyorum artık. Net geçici defterler kalıcı :)





***


Yarın büyük gün :) İlk çekilişimin ilk talihlisi belli olucak. Günler çok çabuk geçiyor, sanki dün karar vermişim gibi çekiliş yapmaya :) Neyse efendim, bugün saat 00:00'a kadar katılımlara açığım, yorum bırakarak dahil olabilirsiniz.

Son olarak, Beirut yeni albüm çıkarmış, mutlaka dinleyin bloggerlar :)